14 Ağustos 2013 Çarşamba

ŞEHİR YOĞUN BAKIMDA !


Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul

Görmedim, gezmediğim sevmediğim hiçbir yer

Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul

Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Yahya Kemal kırıklığı diye bir duygu vardır. Onun söylediğini görüp de gördüğünü görememek gibi. Biz işte o nesiliz. Dünya şehirleri içinde İstanbul kadar kendisine şiir yazılan bir başka şehir yoktur. Daha doğrusu yoktu. Çünkü bu şehre artık şiir yazılmıyor. Antolojiler boş. Yazılmıyor çünkü İstanbul, bağrına saplanan hançerlerle yaşamak zorunda. Üstü başı kan revan içinde. Güzelliğini gölgelediler. Adına rezidans  AVM denen ucubeler, güzeller güzeli boğazın yüzünde şirpençe çıbanı gibi, gökdelenler böğründe birer hançer gibi… İstanbul, mahcup hüzünlü…

Şimdi Zorlu Holding’in Zincirlikuyu’da peydahladığı ucube eylülde açılacakmış. Zaten bitik durumdaki Zincirlikuyu trafiğini, ucube açıldıktan sonra siz düşünün. Avrupa’nın en büyük binasıymış. Bununla övünüyorlar. Sanki Avrupalı büyük bina yapmayı bilmiyor da bunlar biz başardık gibi seviniyorlar. Avrupalı şehri insan için düzenler, zenginler için değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi o araziyi sattığı gün ben karalar bağlamıştım. Şimdi ecel vakti gelmiş çatmış. O arazi canımla bir gitti. Öyle bir yerdeydi ki, Zincirlikuyu, Levent, Mecidiyeköy gibi şehrin en kalabalık ve sıkışık semtlerinde çalışanlar için bir saat huzur soluyup tekrar işlerine dönecekleri hayat öpücüğü bir park olabilirdi. Çıldırmak üzere olan insanın cinnetini vakumlayan, yeşilin serinliğini tattıran bir park… Ne gezer… Şehircilikten anladıkları tek şey, boş gördüğün yeri sat, binayı dik…” Şehir ve insan” üzerine iki saat düşündüklerini sanmıyorum. Bu betonlaşmadan sonra ne metrolar ne tüneller yetecek. Ve insan ruhsuz bir şehirde yerin altında bir o yana bir bu yana savrulup duracak…

Bari dilinden anlayacakları bir şaire verelim sözü, Sezai Karakoç’a… hislerimize tercüman olsun…

İstanbul’u yeniden Tanrı şehri yapmak
Bunun için savaşırım ben
Servi için savaşırım çınar için savaşırım
Tozlanmamış gün doğuşu için
Yıldızlar geceleri yeniden görünsün diye
Tuz, deniz damlasında gülsün
Çam denizle gülüşsün
Su tenimizle barışsın
Ruhumuzla ışısın diye
Savaşçıyım ben atalarım gibi
İstanbul için savaşırım

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder