20 Ekim 2013 Pazar

BENCE ÇİZGİ KAHRAMANLAR

PEMBE PANTER
Benim en büyük çizgi kahramanım Pembe Panter’dir. Panterle pembe arasındaki çelişki müthiş bir ironiye dönüşür ve ben buna biterim. Feminen renk olan pembe, panterin içindeki canavarı öldürüp onu zeki şakacı sevimli bir arkadaşa dönüştürmüştür sanki. Çizgi film dünyasının en cool karakteridir. Fonda pembe panter müziği çalmaya başladığında tehlike kapıdadır ve ...
bu sevimli arkadaş, kameraya, içinde korku olmayan endişeli gözlerle bakar. İşte o bakış aptal müfettişin elinden kurtulmak için zekice bir maceranın da başlangıcıdır. Bu matrak arkadaş içinde nefret öfke ve ucuzluk barındırmayan bir zekayla maceranın kazananı olarak hepimizi mutlu eder. Ya da mutlu ederdi diyeyim. Pembe Panter’in büyüsü çizgilerinin ve hikayenin yalınlığında idi. Yeni maceralarında eski tat kaybolmuş gibi. Bazı şeyler, kolanın formülü gibi ilk halini hiç bozmamalı.
TOM VE JERRY
Ben hiçbir zaman sevimsiz farenin tarafında olmadım. Bir de sürekli uyuyan, sadece Tom’u dövmek için uyanan sevimsiz Amerikan buldog’unun yanında da olmadım. Benim için Tom ve Jerry hiç mutlu sonla bitmedi. Çünkü kediler benim için sokağın en karizmatik hayvanıdır. Telaşlanmaz, yaltaklanmaz, minnet etmez. Tom’un başına gelenler hep benim başıma gelmiş gibidir. Hayatta zayıfa karşı güçlünün yanında olduğum tek yer Tom’un yanıdır.
TEMEL REİS
TRT’nin tekelci olduğu dönemlerde mecburen izlediğimiz çizgi filmlerdendi Temel Reis. Ben bu kadar içi boş bir çizgi film görmedim. Temel Reis kuş kadar bile beyni olmayan varsa bile vücudunda devinen kanın, çapa dövmeli kollarından başka bir yere uğramadığı bir tiptir. Ispanak yiyinceye kadar bir hiçtir tamam da ıspanak yedikten sonra da asla bir kahraman değildir. Temel Reis’in hödüklüğü, sadece kaba kuvvete yüz veren cılız, çirkin ve şapşal Safinaz’a kesik olmasından bellidir. Temel Reis’in düşmanı da aptal, obur ve abaza Kaba Sakal’dır. Bu adama karşı elde edilen hangi zafer insanı mutlu edebilir ki… Önce Kaba Sakal’a yılışan Safinaz, ıspanağın etkisiyle (bana göre tek kahraman ıspanaktır) Kaba Sakal’ı döven Temel Reis’e dümen kırar, midesiz Temel de onu koluna takar ve ufka doğru küçülürler…
KELOĞLAN
Bizim çocukluğumuzda yoktu yeni izledim. TRT yabancı çizgi filmler yerine kendi masallarımızı yaşatalım anlayışıyla Keloğlanı çizgi film karakteri yapmış. Keşke yapmasaymış. Devletin eğitim adına yaptığı hangi işten fayda gördük ki bundan görelim. Keloğlanı masaldan çıkarıp çizgi filme taşırken Keloğlan’ın beynini unutmuşlar anlaşılan. Ya da masallardaki keloğlan diye yanlışlıkla kel birini tutup getirmişler. Bizler babaannelerimizden Keloğlan masalları dinleyerek büyüdük. TRT’nin çizgi filminde gördüğüm kel olan oğlanın bizim Keloğlan olmadığına yemin edebilirim. Yüzünde hiçbir duygu mimiği olmayan, uyuz, ruhsuz bir çocuk bir sürü beceriksizin yardımına koşup duruyor. Bizimki kelliğinin açığını, uyanıklığı ve zekasıyla kapatır çözümleriyle karizma yapardı. TRT’nin keli, izleyen çocukların var olan akıllarını da uyuşturacak cinsten. Pepe denen mumya’ya hiç girmeyeyim.
Buradan sesleniyorum. Ey yeni nesil!... Ey X,Y,Z kuşağı, şu çizgi film işine el atmanızın zamanı gelmiştir. Ürettiğiniz mizahı çizgi film işine taşıyın… Behemehal… Bir an evvel…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder