İki yıl önceydi. İlk kısa filmimiz “Celladın Günlüğü”nün proje aşamasındayız. İşi o kadar ciddiye almışız ki, Tuncel KURTİZ’e teklifte bulunmaya karar verdik. Senaryoda bir hapishane müdürü rolü vardı ki tam üstada göreydi. Hatta ona göre iyi bir tirat yazmıştım. Biliyorum çok uzak ihtimaldi oynaması biliyorum ama hiç olmazsa tanışır sohbet ederiz dedik. Araştırdık menejeriyle gö...rüştük yazın ortasıydı, Edremit’teki otelinde olduğunu öğrendik. Sırtını kaz dağlarına dayamış Ege Denizini en güzel noktadan gören bir butik otel sahibiydi. Sevgili dostum Altay Tandoğan’la birlikte Edremit Çamlıbel’deki oteline gittik. Bir haftadır oradaymış ama bir gün önce İtalya’da bir film festivaline gitmiş. Bir günle kaçırmıştık, görüşemedik.
Ömrünü sinemaya vermiş büyük bir oyuncuydu. Hayatının büyük bölümünde yıldızı çok parlak olmadı. Tabi ki popüler kültür ölçülerine göre. Ezel dizisiyle Türkiye’nin gündemine oturdu. Popüler şöhret onu 70’inden sonra buldu. Halbuki tam bir karakter oyuncusuydu. Yeşilçam, siyasi fikirlerinden ötürü onunla ilgilenmedi, belki o da onlara yüz vermedi. Yılmaz Güney’le birlikte toplumcu sanat sinemasının en başarılı oyuncularındandı. Buraya kadarmış. İz bırakarak gitti. Repliklerini ve unutulmaz yüzünü zihinlerde bırakarak gitti. Her şey için teşekkürler…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder