On kişi kadarlar.
13 milyon farklı zekayı, 13 milyon farklı dimağı bu on
kişinin belirlediği berbat diyetle besliyoruz. Size de mantıklı geliyor mu?
Berbat olduğunu nasıl iddia ediyorsun dersen, bu da bizim işimiz.
Bir mamut fosilini inceleyen bilim adamı, 1 milyon yıl
öncesine dair nasıl fikir sahibi oluyorsa biz de bu on kişinin hazırladığı
müfredata bakarak odadaki on kişinin seviyesi hakkında net fikrimiz oluyor.
Ama mesele odadaki on kişinin kalitesi meselesi değil. Daha
büyük bir sorunumuz daha var: TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU. 1924’te modernleşme
projesinin parçası olarak ortaya çıkan bu kanun yıllardır tek tipleştirmenin
sembolü haline gelmiştir. Kenan Evren’in anayasayla koruma altına aldığı
tevhidi tedrisat, eğitimi çürütmeye devam ediyor.
Bu kanunda hala, komünist korkusunun, azınlık korkusunun,
Kürt korkusunun, tarikatçı-cemaatçi korkusunun dumanı tüter. Siyasilerden
hiçbiri bu konuda kapak kaldırmaz. Huzur bozucudur çünkü. Düzen devam etsin
gitsin işte. Kafa bu. Başka bir dünyayı yaşadığımızın farkında değiller ne
yazık ki…
Devlet tavsiye niteliğinde müfredat hazırlasın sözümüz yok.
İsteyen ondan yararlansın eyvallah… Alınız al inandık, morunuz mor amenna.
Fakat gelişmeye değişmeye heves etmişlere de ayak bağı olma…
Artık korkulacak bir durum yok. Korkma herkeste iyi kötü bir
eğitim bilinci oluştu. Bilinç oluşmamışlara da berbat diyetini yediriyorsun.
Sen ne kadar dirensen de iyi kurumlar bildiğini okuyor. Senin tevhidi tedrisat
müfettişlerin yıllık plan müfredatlarını incelesin dursun. İyi kurumların kendi
planı var. Bunu sen de biliyorsun.
Fazla öğütçü oldum farkındayım. Hem de devlete karşı. Ortamı
yumuşatmak için bir şiirle bitirirdik ama konu şiiri kaldırmayacak kadar
sevimsiz. Velhasıl fikrimiz bu.