Bu arkadaşları komiklik yönünden kıyaslamayı doğru
bulmuyorum. Mizah, dönemseldir, birini bir tarihte gıdıklayan mizah, bir
başkasını başka bir zamanda gıdıklamaz. Ama kıyaslanacak başka özellikleri var:
mesela;
İnek Şaban aptal görünüşlüdür ama aslında her şeyin farkındadır.
Onda aptallıkla perdelenmiş bir zeka vardır.
Recep İvedik, uyanık geçinen, perdesiz, katıksız bir
aptaldır.
İnek Şaban, hep ezilenin yanındadır ve kazandığı zaferler de
hep kötülere karşıdır.
Recep İvedik, her zaman kendinin yanındadır ve kazandığı
zaferlerin kendinden başkasına faydası yoktur.
İnek Şaban, centilmen ve fedakar bir aşıktır. Aşkındaki
samimiyet çirkinliğini örter.
Recep İvedik, zorlama bir aşıktır. Üzerinde yapay duran aşk,
hiçbir çirkinliği örtmez.
İnek Şaban, kötülerle savaşırken iyilerin samimi desteğini
alır.
Recep İvedik, çok az kişiden destek alır ve bu destek de
çıkarcı ve samimiyetsizdir.
İnek Şaban’ın dili, ancak yaralı bir vicdanın naif öfkesini
ifade eder. En sert argosu “Eşşek oğlu eşek”tir.
Recep İvedik’in dilinde pek kırmızı çizgi bulunmaz. Belli
kelimeleri mecazlayarak bel altına sürekli dalar.
Samimiyet, sanatın en temel parçalarından biridir. İnek
Şaban’ın elli yıl sonra bile izleniyor olmasının nedeni budur. İnek Şaban’ın
zaferleri hak edilmiş zaferlerdir. Her izleyişimizde o zaferin coşkusu bize de
geçtiği için bıkmayız.
Recep İvedik komikliği, sandalyeden düşen insanın
komikliğidir. Daha ne kadar gülebilirsin ki?