Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? '
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? M. Akif
Gezi olaylarında
seçeneğimiz boldu. Önce Otpor oldu, sonra Yahudi basınına dönüldü, faiz lobisi
çıktı karşımıza, daha basit düşünenler dış mihrak dedi sanırım son olarak İsrail’e
bağlandı. Ama orada olup bitenlerin kendi içimizdeki yönetimden kaynaklandığına
dair en küçük bir şüphe duymadılar. Bunun temelinde de “haklı çıkmak” diye
fetişist kibirli bir duygu var. Sorgulayıp analiz etme, seni haklı
çıkarmayabilir. Topu dışarı atarsan bu ihtimal ortadan kalkar. Dış mihrakın
ispatı da olmayacağı için rahatsındır.
Benim hayatta
umurumda olmayan bir şey varsa o da kibirli mi kibirli “haklı çıkmak”
güdüsüdür. Yazdığım söylediğim her şey üç gün sonra tam tersiyle yüzümde
patlasın aklıma gelmez. Tamam sen haklısın dostum, sorun değil. Ama üstüne
titrediğim şeyler basit bir vicdan ve hiçbir şeyi önüne geçirmediğim adalet
duygusudur. Bu duygular sağlam bir sorgulamayı tetikler. Didik didik etmediğim,
altını üstüne getirerek sorgulamadığım hiçbir şeyi asla kabul etmem.
Şimdi bakıyorum,
yolsuzluk iddiaları almış başını gitmiş, kayıtlı fotoğraflı; ne oluyor acaba
diye sormak yerine yine bağladık dış güçlere. Hiç mi bunlara karşı şüphe
duymazsın? Tamam hüküm giymeden ben de kimseyi peşinen suçlamıyorum ama
burnumuza gelen pis kokuların kaynağı nedir diye de soruyorum.
Dün başka
davalarda pek muteber olan savcı ve polislerin bir günde çete olması hiçbir
çelişki duygusu yaratmaz mı insanda? Dün pek muteber olan milletvekili ve
gazetecilerin bir günde hain ilan edilip kovulması vicdan da bir titreşim
yaratmıyor mu?
Asıl soru
ise şu: Bakanlar ve çocukları rüşvet aldılar mı? Basit, yalın, net. B soru karşısında rahat mısın? Biliyorum
itaat kültürü “sorulardan” hoşlanmıyor, biliyorum da işte… Dış güçler...