23 Aralık 2013 Pazartesi

ÇEMBER DARALMAKTA


Ne masal şey!  Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? '

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?    M. Akif

 
Doğu toplumlarının üç yüz yıllık kronik hastalığı şudur: bir sorun varsa, sorun hep dışarıdadır, kendine hiç bakmaz. Buna öyle alıştırılmıştır ki asla vazgeçmez. Çünkü müthiş bir zihinsel konfor sağlar insana. Sorun dışarıda, dış mihraklarda o yüzden rahat ol dostum. İşte bu zavallı zihinsel durum yaşadığımız her belanın en büyük tesellisidir. Toplumsal yaralarımızın en nafi ilacıdır. Bu yüzden biz üç yüz yıldır özeleştiri yapamıyoruz, kendimizi sorgulayamıyoruz.

Gezi olaylarında seçeneğimiz boldu. Önce Otpor oldu, sonra Yahudi basınına dönüldü, faiz lobisi çıktı karşımıza, daha basit düşünenler dış mihrak dedi sanırım son olarak İsrail’e bağlandı. Ama orada olup bitenlerin kendi içimizdeki yönetimden kaynaklandığına dair en küçük bir şüphe duymadılar. Bunun temelinde de “haklı çıkmak” diye fetişist kibirli bir duygu var. Sorgulayıp analiz etme, seni haklı çıkarmayabilir. Topu dışarı atarsan bu ihtimal ortadan kalkar. Dış mihrakın ispatı da olmayacağı için rahatsındır.

Benim hayatta umurumda olmayan bir şey varsa o da kibirli mi kibirli “haklı çıkmak” güdüsüdür. Yazdığım söylediğim her şey üç gün sonra tam tersiyle yüzümde patlasın aklıma gelmez. Tamam sen haklısın dostum, sorun değil. Ama üstüne titrediğim şeyler basit bir vicdan ve hiçbir şeyi önüne geçirmediğim adalet duygusudur. Bu duygular sağlam bir sorgulamayı tetikler. Didik didik etmediğim, altını üstüne getirerek sorgulamadığım hiçbir şeyi asla kabul etmem.

Şimdi bakıyorum, yolsuzluk iddiaları almış başını gitmiş, kayıtlı fotoğraflı; ne oluyor acaba diye sormak yerine yine bağladık dış güçlere. Hiç mi bunlara karşı şüphe duymazsın? Tamam hüküm giymeden ben de kimseyi peşinen suçlamıyorum ama burnumuza gelen pis kokuların kaynağı nedir diye de soruyorum.

Dün başka davalarda pek muteber olan savcı ve polislerin bir günde çete olması hiçbir çelişki duygusu yaratmaz mı insanda? Dün pek muteber olan milletvekili ve gazetecilerin bir günde hain ilan edilip kovulması vicdan da bir titreşim yaratmıyor mu?

Asıl soru ise şu: Bakanlar ve çocukları rüşvet aldılar mı? Basit, yalın, net. B soru karşısında rahat mısın? Biliyorum itaat kültürü “sorulardan” hoşlanmıyor, biliyorum da işte… Dış güçler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder