4 Ocak 2016 Pazartesi

KUTSALLA SAVAŞIM SÜRÜYOR

Geçen entel bir ortamda aynı muhabbet vardı sıkıldım, yazayım dedim. Şu öğretmenler gününde yapılan konuşmalardan hiç hoşlanmam. Hani bilirsiniz “Öğretmenlik kutsaldır” diye başlayanlar. Ben öğretmenliğin kutsal olduğuna falan hiç inanmam. Sadece öğretmenliğin değil hiçbir mesleğin kutsallığına inanmam. Açıkçası kavramların kutsanmasına şiddetle karşıyım. üç nedenden karşıyım
1- Bir kavramın üzerine giydirdiğiniz kutsal maskesi, hiç vakit kaybetmeden onun çürümesinin de aktörü haline gelir. Şöyle ki: Bir kavramı kutsamak demek ona koruma kalkanı giydirmek demektir. Koruma kalkanı rahatsız edicidir. Hava aldırmaz. Nem yapar, bakteri üretir, bir şeyi koruyayım derken çürütürsünüz. Halbuki kutsanmamış kavramlar eleştiriye açıktır. Üzerine her türlü şeyi konuşabilirsin. Dinamik kalır, gelişime açıktır, eleştiriler onun direncini artırır, yenilenmesini sağlar. Bu yüzden koruma kalkanı olmayan meslekler ve kavramlar sağlıklıdır, güçlüdür. 
2- Kutsamaya karşıyım çünkü kutsanan her kavram, sömürünün kapılarını ardına kadar açar. Kutsanan kavramlar veya varlıklar etrafında istismarcılar cirit atar. Yaptırdığı işler karşısında karşılığını ödemek yerine kutsallık payesini cilalayarak seni tatlı tatlı sömürür. Farkına bile varmazsın, elde ettiğin kutsallık payesine fit olursun. Sömüren soytarılarla sömürülen zavallının tiyatroları çoğu zaman kutsallık üzerinden yürümüştür. Öyle demeyin o kadar çok gördüm ki… 
3- Kutsamaya karşıyım çünkü bir mesleği kutsadığınızda diğerine haksızlık etmiş olursunuz. Meslekler arasında statü oluşmaya başlar. Önem derecesine göre meslekler ayrılır. Bu statü o mesleği icra eden insanlara bulaşır ve statü insanların arasında devam eder. Egoların küçümsemelerin, ezilmelerin önüne geçemezsin. Hatta meslek faşizmine kadar gider. Gitmişliğinin çok örneğini bilirim.
Kısacası marangozluk ne kadar kutsalsa öğretmenlik de o kadar kutsaldır. Değilse de o kadar değildir. Bakıyorum etrafıma, kendini en az geliştiren mesleklerden biri öğretmenliktir. 21. Yüzyıldayız, tüm eğitim araçları değişmiş, eğitimin mantığı değişmiş. Gidip gördük, inceledik, modern dünya eğitim ve eğitici üzerine çok acayip teoriler, uygulamalar geliştirmiş, biz hala 1950 model kutsal öğretmen profiline dokunamıyoruz. 
Ben kutsamaya çok alışkınım, onsuz yapamam diyorsan, eylemleri kutsa o zaman. Eylemler dinamik olduğu için kavramlar kadar zarar görmez. Mesela ne bileyim, “İşini iyi yapmak kutsaldır.”dan başlayabilirsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder