14 Ağustos 2013 Çarşamba

TWİTTER'DA İKİ AY

Twetter mahallesinde iki ay misafir olan bir seyyahın son izlenimleri…
Twetter kendine göre ekoller oluşturmuş ve bu ekoller müthiş bir görev şuuruyla aynı şeyleri yazmaya devam ediyor. Bu ekoller neler mi?
Mesela özlü sözcüler var. Anlamış bulunmaktayım ki üç vardiya çalışıp 10 dakikada bir özlü söz twetliyorlar. Böylece fenomen haline gelmişler. Gençler bu fenomenlerden bir
 özlü söz tırtıklayıp etrafına var olduklarını, orada olduklarını hissettiriyorlar.
Mesela sesli düşünenlere benzeyen, twetleyerek düşünenler var. “Çok sıkılıyorum.” “İstiklal’de olmak vardı şimdi.” “Anneanneme gitmek istiyorum.” gibi… Oltaya belki birkaç balık vurur hissi…
Mesela yer bildiriciler var. “Şu an İşkembeci Kamil’deyim!”gibi… Ben ne zaman yer bildirici tweet görsem Oğuz Atay’ın o kadim sorusu aklıma geliyor:”Ben buradayım ey okur sen nerdesin acaba?”
Mesela propagandacılar var. Sürekli etrafa ideolojisini yayma peşinde. Eskiden evlerin duvarlarına yağlı boyayla yazılan sloganvari yazılar şimdi twetter’ın güvenli duvarına yazılıyor.
Mesela her daim melankolik ergenler var. Sürekli; eski mi, yeni mi, ex mi, eskimeyen mi, bir türlü anlayamadığım sevgililere melankolik mesajlar gönderiyorlar. .
Mesela bir tarafta aşırı politikler ve tam karşılarında aşırı apolitikler var. Birinci grup bu ülkede yaşadığını her daim hatırlatır ikinci grup uzayda yaşıyormuşsun hissi yayar.
Ayrıca şunu da söylemeliyim ki Facebook’tan daha dingin bir yer. Kendini fazla önemseyenlerin twetter’da huzur bulamayacağı kesindir. Yine anlamış bulunmaktayım ki 30 000 tweet, bir incir çekirdeğini doldurmaz. Bu mahallenin kurucusu adını mükemmel bulmuş. Twetter yani cıvıltı. Olay aynen şu: Koca bir çınara binlerce kuş konmuş cıvıldaşıp duruyorlar. Ne dedikleri belli değil, aslında önemli de değil. Mesaj iddiasız ve net: Gel sen de bir dala kon, sesine kuvvet, umarsızca cıvılda


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder