Geleceğin eğitim anlayışı
üzerine ne kadar çok nutuk dolaşıyor etrafta. İnternetin hayatımızı
kolaylaştırdığına, bilgiye daha çabuk ulaşıldığına dair. Bence ortada bilgi
falan dolaştığı yok. Bilgi yine eskiden olduğu gibi derinlerde. Yine büyük bir
emek ve merak istiyor. Google’ın bize ilk elden sunduğu bilgiler, köksüz,
kaynaksız, derinliksiz bir sürü paçavra. İnternetten araştırdım lafı bende fena
halde mide bulantısı yaratmaya başladı.
Nette bir sürü Mevlana sözü
dolaşıyor. Mesnevi okuyan bir kişi bile yok. Oscar Wilde’da derinleşmeye ne
gerek var, Dorian Grey’in Portresini okuyup insan üzerine düşünmeyene gerek
var; iki söz paylaş olsun bitsin. Hep kolaycılık hep slogan. Bazen öyle berbat sözler görüyorum ve
anlıyorum ki sloganını ölçüp tartabilecek bir yargıya sahip bile değiller. Üstat
Meriç’in dediği gibi:” Slogan, ilkel olanın ideolojisi.”
Teknoloji eğitimi
kolaylaştırdı mı, sorusuna vereceğim cevap: maalesef hayır, olacak. Hatta
eğitimi bayağılaştırdı. Bunları teknoloji karşıtlığından ötürü söylemiyorum.
Teknolojiye olan abartılı itibardan olayı bunları söylüyorum. Sanki araç, amaç
olmuş. Eğitim teknolojisine övgüler yağdırıp duruyoruz. Soruyorum size!
İnternete bağlı akıllı tahtan var. Bir şiir bulup hemen tahtaya yansıtıyorsun.
O şiirin ruhunu duygusunu öğrencinin kalbine kazıyacak bir öğretmen yoksa akıllı
tahta ne işe yarar ki. Ben bugün şu çılgın teknolojiyle, köy enstitülerinin
eğitim seviyesini yakalayamadığımızı düşünüyorum. Eğitim üzerine
tartışmalarımız içerik tartışması olmayacaksa bırakalım inceldiği yerden kopsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder