Düşünerek geleceğimiz tehlikeli yer
neresidir? Asıl
soru’nun bu olduğunu düşünün. Batı düşüncesine
bakalım mesela. Kilise engizisyonu düşünceyi kalın zincirlerle parangaladı. Bin
yıl kalın zincirlerle çevrelenmiş bu muhkem ve dar daire insan denen varlığa
göz açtırmadı. Ortaçağda ne bir sanat meyvesi olgunlaşabildi ne de felsefe
ekinleri boy atabildi. İnsan zekâsını ne kadar tutsak edebilirsiniz ki? 13.
Yüzyıldan sonra sanatın ve felsefenin gücü zincirleri zayıflatmaya başladı.
Dante’yi sürdüler, Kopernik’i öldürdüler, Bruno’yu yaktılar, Galileo’yu
hapsettiler. Çünkü despot kilise ruhbanları özgür düşüncenin felakete yol
açacağını düşünüyordular. Ama yine de düşünce zincirlerinin birer ikişer
atmasına çare olamadılar.
Yüzyıllar önce Batı’da zuhur eden bu
yaklaşım şimdi Doğu dünyasında tekerrür ediyor. Batı’nın, düşünce zincirlerini
kırmaya başladığı yüzyıllarda Doğu düşünceyi hapseden kalın duvarlar inşa
etmekle meşguldü. Kilisenin aforozuna
eş, İslam dünyası “tekfir” kurumunu işletmeye başladı. Felsefe ve hikmet
kavramlarını birleştirmeye çalışmasına rağmen İbni Rüşd ve öncesinde ikinci
Aristo kabul edilen Farabi gibi meşhur düşünürler tekfir edildiler (Dinden
çıkarıldılar). Gazali ve arkasındaki siyasi destek, düşünce hapishanesinin
duvarlarını yükselttiler.
Şimdi Kuran’da anlatılan hikâyeye
dönelim: Allah meleklerine “Ben yeryüzünde kendi ruhumdan üflediğim bir halife (insan)
yaratacağım” demişti. Melekler de “Yeryüzünde bozgunculuk yapacak birini mi
yaratacaksın” dediler. “Hâlbuki biz sana hamd ederek seni tesbih ve takdis
ediyoruz”. Allah onlara “Sizin bilmediğinizi ben bilirim” dedi ve sonra
meleklerden insana secde etmelerini istedi. İblis hariç melekler ona secde
etti. İblis “Ben ateşten yaratıldım, çamurdan yaratılan bir varlığa secde etmem”
diyerek isyan etti. Allah İblisi lanetledi. İblis, Allah’a “Bana diriliş gününe
kadar izin ver yarattığın insanı yoldan çıkaracağım” deyince Allah ona izin
verdi. Dikkat... Allah İblis'e izin verdi.
Allah, bize sembolik hikâyelerle bir şeyler anlatıyor. Ve ben edebiyatın ve dâhi
sanatın ve dâhi Kuran’ın hikâye metodolojisinin bize verdiği analiz yöntemiyle
bu hikâyeyi çözmeye çalışıyorum ve diyorum ki: Allah evreni, dünyayı ve hayatı
yarattı. Allah’ın bu kudretini bilen melekler âlemi sürekli tesbih ve takdis
halindeydi. Fakat eksik olan bir şey vardı. Eksik olan bir şey… Eksik olan… Eksik…
Melekler başka türlü davranamazdı. Çünkü meleklerin özgür iradesi yoktu. Bu
muhteşem evren ancak irade ve zekâ sahibi bir varlık tarafından seçilerek ve
kabullenilerek anlamlı hale gelebilirdi. Ve Allah ruhumdan üflediğim dediği
insanı yarattı. Meleklerin itirazına
rağmen yeryüzünde bozgunculuk yapacak insanı yaratması tüm yaratılışların en
risklisiydi. Ama aynı zamanda en anlamlısı… Neydi bu anlam? Özgür irade sahibi
bir zekâ… En büyük itirazcı hatta isyancı İblis bu riskin temel taşıdır.
Allah’ın İblis’i kıyamet gününe kadar serbest bırakması ise irade ve zekâ
sahibi insanı yaratmasını muhteşem bir anlamlandırmadır. İnsanı yaratmasına
karşı duran fikre bir meydan okumadır. Bu durum insana, yaratılmışların en
üstünü payesini vermiştir. İblis kötülüğün sembolüdür. İnsanı İblis’le bileyen
Allah, insana halife unvanını da vermiştir. İblisin olmadığı bir varlık âleminde
insanın meleklerden farklı olmayacaktı. Rekabetsiz ortamın değersizi olacaktı.
O halde bu hikâyeden anladığımızı
özetleyelim. Özgür iraden varsa, İblis’e rağmen iyiyi seçiyorsan değerlisin. İnsan zekâsı özgür iradesiyle anlam
kazanıyor. O zaman düşünce özgürlüğüne
çekilen bütün setler Allah’ın insanı yaratma felsefesine isyandır. Allaha isyandır.
İslam, İslamcılıkla ideoloji haline gelmiş ve İslamcılık , Gazali - İbni Rüşd kavgasında Gazali’nin
tarafında yer almıştır. Allah, İblis’i bile özgür bırakmışken senin insan
düşüncesini, tekfir etme tehdidiyle sınırlandırmaya çalışman Allah’tan rol
çalmaya çalışmaktır. Bana göre affedilir bir yanı yoktur. Senin kör topal İslamcılık
ideolojin sana bile güven vermediği için, onu korumak için özgür düşünceye karşısın
biliyorum. Rekabete girmezsin, ithamcısın, her suçunu Batı’ya atar temize
çıkarsın biliyorum.
İslamcılık
teorisinden sanat, felsefe ya da bilim adına bir değer ortaya çıkmamasının
nedeni bu setlerin hala duruyor olmasıdır. İnananlara, neyi ne kadar
düşünebileceğini dikte ettiren bir ideolojik İslam anlayışı devam ettiği sürece
de bu mahzun hikâye sürüp gidecektir. İblis özgür ama insan değil… Düşün
istersen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder