17 Eylül 2014 Çarşamba

SAĞCILIK MUHAFAZAKARLIK ve SANAT

   Hükümet destekçisi kanallardan birinde iyi niyetli, az çok sanat işine bulaşmış dört arkadaş konuşurlarken zapla dalmışım sohbetlerine. Şaşırdım son on yılın kültür politikalarını eleştiriyorlardı. Daha doğrusu eleştirmeye çalışıyorlardı. Eleştirecekler ama endişeliydiler. Bir olumsuz şey söyleyip dört iyi şey söylüyorlardı. Bir eleştiri için bin dereden su getiriyorlardı. İzlemek acıklıydı. Yine de övgüyü otomatiğe bağlamamışlar. En azından kültür işleri falan pek iyi gitmedi diyorlar.
   Neyse konu bu değil. Dört arkadaştan bir tanesi dedi ki; “Kültür bakanlığı tarafından son beş yılda Türkçeden yabancı dillere çevrilen kitapların % 95’i solcu yazarların kitaplarıymış.”  Arkadaş buna itiraz ediyor ve tabi soruyor: Sağcı muhafazakar bir hükümet varken yurtdışına çevrilen romanların % 95’i neden solcu yazarların. Neden sağcı muhafazakar bir yazar yok bunların içinde.
   Ben cevap vereyim: Sanat dediğimiz şey, insanlık tarihinde bir eşi benzeri daha bulunmayan estetik duygularla ve özgür fikirlerle oluşturulmuş değerli ürünlerdir. Şimdi bu tarife odaklansak dahi sağ muhafazakar kesimin sanat denen değeri üretemeyeceğini anlayabiliriz. Anahtar kelimeler “benzeri bulunmayan” ve “özgür düşünce”.
   Peki sağ muhafazakar kültürün değerleri nedir? Sağcılar için öncelik estetik olan mıdır, kutsal olan mı? Sağ muhafazakar kültürde özgür düşünen, eleştirebilen birey mi makbuldür, itaat eden arıza çıkarmayan mürit mi makbuldür.  Bunların cevabını herkes biliyor. Bu yüzden o kanaldaki arkadaşın neden bu romancılar solcu demesinin bir anlamı yok. Eğer ben yanılıyorsam ulusal ya da uluslar arası dergilerde, çevrelerde hakkında yazı çıkmış veya ödül almış birkaç tane de sağcı muhafazakar romancının adını sayarsın, ben de af edersiniz tezim çürük çıktı der otururum yerime.

   Sağdan sanatçı çıkmaz, ayrıca bu talep de edilmez. Dil ucuyla sanat iyidir falan o kadar. Sen şeyhine, hocana, hocaefendine, parti liderine geleneklerine ölümüne bağlısın. Onlar senin farklı benzersiz olmanı istemiyor ki. Hepinizin aynı olmasını istiyor. Yukarıda sözünü ettiğim dört yandaş arkadaş küçücük bir eleştiri için bile dokuz doğuruyor.  Aynılaştığın ve itaat ettiğin ölçüde değerlisin.  Bu da sanatın özüne ruhuna amacına 180 derece terstir değerli dostum.  Boşver, iktidar sanattan manattan kıymetlidir, işine bak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder