9 Mayıs 2015 Cumartesi

EĞİTİM ÜZERİNE BİR ATARLANMA

Yıllardır eğitimin içinde olan biri olarak sınavlardan ve sınavlarda ağırlıklı olarak matematik ve sayısal derslerden dolayı içindeki sporcuyu sanatçıyı öldüren çok genç gördüm. Bizim bütün okullarımızda fen lisesi müfredatı uygulanır. Öyle değil deseler de öyledir. Bu müfredat aslında toplam öğrencinin % 10’una gerekliyken biz bütün öğrencilere uyguluyoruz. 19. yüzyılın endüstriye adam kazandırmak için gerekli gördüğü derslerdir bunlar. Günümüz dünyasıyla ilgisi yoktur. Zaten kimsenin aklında kalmıyor dersler, unutulup gidiyor. Kaybolan milyonlarca saate mi yanarsın, bunu anlatamadığına mı?  

Onun için öğrencilerin çoğu mutsuz. Onun için öğrenmesi gerekmediği halde matematik öğretmeye çalıştığımız öğrencilere milyonlarca lira milyonlarca dakika harcayarak zaman ve para israfı yapıyoruz. Buna rağmen 12 eğitim yılı sonunda YGS’de matematik ortalaması 40 soruda 5'tir. Ne güzel!

Peki neler yapılmalı? (Pek öğütçü gördüm sizi diyenlere haklısınız diyorum...) Bu alanlarda başarılı olan öğrencilere, mesela okulda herhangi bir spor branşında okul takımında yer alabilmiş öğrencilere Teog, YGS gibi sınavlarda ek puan getirilmeli. Sadece sporda değil mesela okul korosunda yer alanlara mesela okulda sergi açabilecek düzeyde resim becerisi olan öğrencilere de… Çocukların bir kısmı okuldan sonra fizik matematik kurslarına değil antrenmanlara, resim atölyelerine, korolara falan koşmalı. Hiçbir işe yaradığını görmediğim YÖK, üniversitelere sporcu sanatçı kontenjanı koymalı ki çocuklar bu kontenjanlar sayesinde spor ve sanata yoğunlaşabilsinler. Hem bu kontenjanlar adam kandırır gibi bir veya iki değil % 30-40 gibi olmalı. Zaten ikinci üçüncü öğretim adıyla bir sürü kontenjan açıyor ve çok düşük puanlarla çocuklar üniversiteye girebiliyor. 

Ülkemizde ailelerin birinci hedefi çocuklarını üniversiteli yapmak olduğu için çocuklarını her türlü faaliyetten koparıyorlar. Her yıl üniversitelerde kontenjan artırılıyor ama amaçsızca. Böyle yapın, bak bu genç ülkeden ne sporcular ne müzisyenler ne sinemacılar çıkar. Sanatçı ve sporcuların yolunu sonuna kadar açın ne olacak ki.


Fen lisesi müfredatına boğulmaması gerekirken boğulmuş gençler. Mutsuzluğumuzun gerginliğimizin sebebi bu. Bana istediğini yapan birini göster ben de sana mutlu birini göstereyim. Alın size bir de özlü söz söyledim. Fena mı oldu? Fikrimi özlü sözle taçlandırdım. Söylesen de faydası yok ama biz gene de söyleyelim. Günü gelir lazım olur belki. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder